Facebook ve Twitter'da Takip edin..!

Pages

15 Temmuz 2013 Pazartesi

Burak'la Başladığım Günlüklerden Kısa Kısa..!

         Şimdi ısınma turlarından sonra yavaş yavaş başlıyoruz bakalım İlk çocuğumuz Burak'ın doğacağını yani eşimin hamile olduğunu öğrendiğimiz gün başladı herşey. Ben hep baba olmak istemişimdir. Lise yıllarından beri hep baba olmanın hayalini kurdum yani. En kısa zamanda baba olacaktım ve biz bu müjdeli haberi 17 Eylül 2005'te aldık. Hamilelik haberi de çok enteresan oldu zaten.

          Bilen bilir eşimin prolaktin seviyesi yüksek olduğu için hamile kalamıyordu yaklaşık bir senedir tedavisi devam ediyordu. Her üç ayda bir doktorumuz artık dikkatli olun diyordu ama hormon seviyesi hep aynıydı kımıldamıyordu. Bizde bu duruma çok alışmıştık daha yeni evli olduğumuz için kafayada takmıyordur. Gerçi eşim ne kadar çok baba olmak istediğimi bildiği için bazen üzülüyordu bu duruma ama ben onu rahatlatıyordum konuşmalarımla.

         Neyse işte 17 eylül Cumartesi günü hiç unutmuyorum , o dönem eşime yeni iş yeri açmışız, bende işteyim. Telefonla konuşuyoruz bir ara eşim ;

            - " ya inanırmısın canım o kadar çok brokoli salatası ve tarhana çorbası çekiyor ki inanamazsın" dedi.
Bende;
            -" sanki hiç yemediğin şey görende seni hamile sanır al yap akşama beraber yiyelim" dedim.

         Telefonu kapattık ve birden aklımda bir ışık yandı " görende seni hamile sanır" evet ya hamileyse. Tekrar aradım. Onunda akılından geçmişti. Git bir eczaneden test al ve bak bakalım dedim. Yok ya diyorduk bir yandan daha yeni hormon seviyesini ölçtürmüştür. Ama umut işte. Cenabı Allah " OL" dedi mi karşısında ne durabilirdi ki ?

          Evet haber geldi çok uzun sürmedi. Eşim ilk çocuğumuza hamileydi. 

          Ben bu haberi öğrendikten sonra soluğu kitapçıda aldım böyle kocaman kalın bir kitap aldım bebek ve anne sağlığı ile ilgili, doğumun evreleri, sonrasında bebek büyürken yaşanacaklar ve yapılması gerekenler falan. Birde o sene şirkete gelen ajandalardan gözüme kestirdiğim bir tanesini aldım karar vermiştim ilk günden itibaren herşeyi yazacak çocuğuma unutmadan onunla alakalı önemli ayrıntıları yazarak saklayacaktım. 

         21.Eylül.2005'te yazmaya başladım ve hala devam ediyorum. İlk günlerdeki kadar sık yazmasamda yıl içinde yinede yazmaya çalışıyorum. Şimdi sizlere ordan kısa kısa yazdıklarımı paylaşacağım. Bazen yeni yazılar ekleyeceğim bu güne dair, bazen eskilerde bir yazıyla devam edeceğim. 


İLK KONTROL 23.EYLÜL.2005

Altı haftalıksın . 2006 mayıs ayının ortaları gibi doğacaksın. Bir zeytin çekirdeği kadarsın 0,58 cm boyun var. Ama kalbin atıyor, yaşıyorsun. Hemde benim sattığım ultrasound cihazıyla dinliyoruz kalp atışlarını. Nasıl bir duygu bir bilsen. Yaradana hayran olmamak elde değil. Onun varlığına ve gücüne en etkili delil. Bir kez daha şüküler olsun ki seni bize verdi. Senin Gelişini dört gözle bekleyen baban...


DEFTER KAVGASI 27.EYLÜL.2005

Annen bu defteri okumak için çırpınıyor. O zaten seni karnında taşıyarak özel zamanlar yaşıyor. İşte bu defterde senle benim aramda olsun istiyorum şimdilik. Zamanı geldiğinde o da okuyacak sende zaten.
Umarım annenle birlikte sana ışık olabiliriz ve dönüşü olmayan anlarında seni uyarıp doğru kararlar aldığını görebiliriz, mutlu oluruz.

Seni şimdiden çok seviyoruz.


UŞAKTA BİR OTEL 24.EKİM.2005

Bebeğim yine annenden dolaylı olarak senden uzaktayım. Elimde senin 3D ultrasound cihazından alınmış fotoğrafların var. 4,5 cm'sin ve burnun, kulağın, göz çukurların artık belirgin ve görülebiliyor. 



Evet bügünlük bu kadar. İşte böyle kısa kısa notlar. Bir dahaki notlar yakın zamandan. Faik'le alakalı olacak. Zaten o daha iki aylık. Ama Burak'la yaşayıp unuttuğumuz herşeyi bize tekrar yaşatıyor. Rabbim herkesin çocuklarını bağışlasın inşaallah.


Fatih DURU
Temmuz 2013-İstanbul

 

Sizin Paylaşımlarınız

w

Bir Söz

Üç dua vardır ki, bunlar şüphesiz kabul edilir:
Mazlumun duası, yolcunun duası ve BABAnın evladına duası.
Hadis-i Şerif