Yıllar su gibi akıp geçiyor diye bir klişe vardır ya hayatımızda...Gerçekten ne kadar çabuk büyüdü ve biz ne kadar çabuk yaşlandık anlamlandırmak çok zor geliyor. Bir geçiş olduğunu Dünya'nın ve ölümün doğan her canlı için çalışmaya başladığının ispatı gibi herşey. Benim ilk oğlum , kendi deyimiyle ilk göz ağrımız ve tabi ki vazgeçilmezimiz doğuyor.
( Burak için yazdığım ajandadan )
1 Mayıs 2006 - Buca Seyfi Demirsoy Devlet Hastanesi
Saat 16:00'da geldik. Anneni saat 19:40'ta doğumhaneye aldılar. Tam 35 dakika sonra benim olduğuna inanamamışken daha ağlaya, ağlaya çıktın karşıma. Bu hastane daha önceden çalıştığım ve bir çok hemşire, ebe ve doktoru tanıdığım bir yer olduğu için doğumhaneye girebildim. (Tabi senin bulunduğun bebeklerin getirildiği bölüme. O videolarda var elimde ama işlenmemiş olduğu için burdan yayınlama şansım yok şimdilik.) 3 kilo 600 gram ve tam 50 cm olarak doğdun. İyi ki doğdun. Bereketinle geldin ailemize.
Seni hemşire kucağında çıkartırken kapısından doğumhanenin bütün sevdiklerin yaşlı gözlerle karşılıyorlardı seni. Küçücük bedeninle odada sana ayrılan beşiğe yatırıldın ve adet üzere çok şükür hayata gözlerini açtığında ağzından içeri giren ilk sıvı zemzem suyu oldu bir damlada olsa. Evet uzun bir yoldan gelmiştin karnın açtı ama annen seni mecburen sezeryan ile doğum yaptığı için daha operasyon devam ediyordu ve gelememişti. Bütün ilgi senin üzerindeydi o esnada. Neden sonra Annenenin aklına kendi çocuğu geldi ve ilk o sordu anneni. E herkes annesinin yanında daha kıymetli. Çok şükür annen de biraz korkarak girmesine karşın doğuma iyi bir şekilde çıktı sağlıklı.
Öyle güzelsin ki..! Unutturuyorsun bütün dertleri tasaları. Unutturuyorsun bir tanem. Şükür ediyor ve Yaradana hayran oluyorum seni. Artık Burak Bebek bizimlesin ve inşaallah hep öyle kalacaksın.
Annen ve baban olarak biz seni Allah'tan emanet aldık. O'nun istediği gibide yetiştirmek için elimizden geleni yapacağız.
2 Mayıs 2006 02:50 ( Hastanede)
Yine o günlere gittim geldim. Yine gözlerim doldu. Aslında biz seninle baba oğlu dolu dolu geçirdik ama bana hiç yetmedi be oğlum. Sen yanımdayken bu düşünceleri unutuyorum bazen sonra tekrar hatırlıyorum. senin ben o sevgi dolu yaklaşımlarına bayılıyorum. Babacım şimdi evet kardeşin var evimizde ve görüyorum ki sende onu gerçekten çok seviyorsun. Hatta o ağlayınca sende ağlıyorsun o derece. Fakat sonuç olrak sende çocuksun ve ona karşı ilgimiz daha yüksek olunca doğal olarak etkileniyorsun. Aslında sana ilgimiz azaldığı için değil ki bunun sebebi sende farkındasın zaten o yüzden çok ses çıkartmıyorsun. O daha çok küçük, kafasını bile zor tutuyor. Sevgiye, ilgiye ve bakıma muhtaç yoksa kardeşin hasta olur.
Gerçi ben ilk günden beri söylüyorum senin çok iyi bir abi olacağını. Kardeşin gerçekten çok şanslı senin gibi bir abisi olacak.
Fatih DURU
Temmuz 2013 - İSTANBUL

