| Polis Evinde odamız. Burak alışkında Faik İlk defa :) |
Yine bir bayram tatili daha bitti ve mesai başladı. İlklerin yaşandığı bir bayram tatiliydi bizim için. İlk defa Tekirdağa gittik mesela, ilk defa polis evinde ailece kaldık, Faik ilk defa denizle tanıştı. Daha bir çok ilk var gerçi ama hepsini saymanın manası yok.
Bayram sabahı; Bayram namazıyla başladı. Sonra 30 günlük bir aranın ardından ailece yapılan bayram sabahı kahvaltısı ve yola çıkış zamanı. Evet ben ve eşim için sıradan gibi görünsede Burak'ın yaşadığı heyecan paha bilçilemezdi. Denizle doğar doğmaz tanışan ve her sene yazın büyük bölümünü denize geçiren bir çocuk için daha denize girmemiş olmak sabırsızlandırmıştı. Tekirdağ'a vardığımızda saat daha öğlen 14 civarındaydı denize girmek için merkeze 20 dk uzaklıktaki Kumbağa gideceğimiz için yarın sabah erkenden girmek için bu günü Tekirdağ merkezde geçirmeye karar vermiştik. Önce odamıza yerleştik sonra Burak'ın deniz isteklerini bertaraf etmek için onun hoşuna gidecek bir şeyler bulabilmek adına dışarı çıktık. Hava çok sıcaktı ve biz İstanbul'un serin havasınıa fazlasıyla alışmış İzmirliler olarak bunalmaya başlamıştık. en güzeli yemek yemek dedik Tedikdağ diyince aklımıza ilk Tekirdağ köftesi geldiği için doğal olarak köftecilere yöneldik. İsmini bile katırlamıyorum sahil karşısında beş altı köfteci yanyana dükkanlar açmışlar kapılarda birer adam utanmasa kolundan tutp illa bizde ye diyecekler o derece yapışkan kendi dükkanlarına davet ederlerken içlerinden daha kalabalık olduğunu düşündüğüm bir tanesini seçip girdik. Fakat ne umduğum lezzeti bulabildim ne istediğim sevisi üstüne üslük bir köfteye baya kalabalık bir menü parası ödeyince iyice tatım kaçtı açıkçası. Bayramı fırsat bilmiş bu işletmeler hemen kendini belli ediyor ve ben kimseye tavsiye etmiyorum.
| Abisine nede güzel bakıyor |
Tekirdağ Küçük şirin bir şehir. Sahil kısmı baya haraketli ve eğlenceli akşam saatlerinde. Mesela belediye bir çocuk parkı yapmış tam iskelenin orada aile çay bahçesinin yanı gerçekten muazzam olmuş ücretsiz ve güzel bir park. Tabi sahil boyunca ücretli alternatiflerde mevcut isteyenler için. Sonra kocaman iki büyük çadır kurmuşlar gece pazarı olarak klasik gece pazarı görüntüsü veren bu yer bizim gibi neredeyse gece pazarı kompedanı olmuş İzmirlileri pek kesmedi açıkçası bizce vasat bir yer olmuş hem çeşit hem fiyat açısından. Neyse hemen yanında büyük bir lunapark kurmuşlar bir çokta oyuncak getirmişler en güzel tarafıda çocuk ve yetişkiler için farklı tarife uygulamaları olmuş. Burak yine altından girdi üstünden çıktı. Buraya bir kaç fotoğraf ekleyeceğim ama daha fazlasıını facebook sayfamda görebilirsiniz.
Akşamın geri kalan kısmını ise kaldığımız polis evinin önündeki çay bahçesinde geçirdik. Sabah erken kalkıp sejlog kapmak için erken yatmaya karar verdik ve odanın yolunu tuttuk sonrasında. Faik gerçekten abisi gibi çok güler yüzlü ama çok sakin bir çocuk bazı olmazsa olmazları var ( 3 aylık bir bebek olmasına rağmen) bunları yerine getirdiğiniz de saatlerce hiç ses çıkartmadan durabiliyor.
Ertesi sabah saat yediydi dolmuşa bindiğimizde tabi rezillik diz boyu kucakta bebek benim sırtımda çantalar elimde bebek arabası Burak su tabncalarıyla falan neyse işte Tekirdağ Şarköy ayrımını geçtikten sonra güzel küçük bir sahil kasabası Kumbağ. Tamamen yerli turiste hitap ediyor. Tabi Ege sahillerini ve akdeniz sahillerini görmüş hem havanın sıcaklığını hem insanların sıcaklığını yaşamış bizim gibi aileler için kumbağ vasatında altındaydı. Hele o dalgalı ve pis denizi gerçekten masmavi berrak ege denizlerini arattı.
| İşte Bebeğimin ilk deniz suyu deneyimi... |
Sanırım hayatından memnun olan Burak'tı çünkü neredeyse hiç sudan çıkmadı öyleki artık mayosu bacağını yara yaptı. Faikte abisinin mirası küçük havuza doldurulan deniz suyunda neşeli bir kaç dakika geçirmedi dersek yalan olur. Gerçekten benim çocuklarım genetik su kuşu oluyorlar. Tabi bizde anne ve baba olarak çocuklarımızın mutluluğundan mutluluk duyuyorduk. Polis evi web sitesinde dolmuşla çok kolay gidilip geline bilecek bir yer gibi gösterilen kampla arası baya olduğu için çok yorucu bir tatil oldu diyebilirim. Fakat her şeye rağmen değdi yani.
Söylemeden geçmeyeceğim en güzel köfteyi döneceğimiz gün sahilden merkeze çıkarken belediye binasının çaprazındaki 59 Tekirdağ Köfte isminde iki yaşlı teyzenin 24 yıldır işlettiği dükkanda yedik. Salş olduğuna bakmayın gerçekten lezzetli hatta isteyene kilo ilede satıyorlar yaptıkları köftelerden.
| Polis evi Çay Bahçesi Aile saadeti. |
Bu kadar güzel şeyin üzerine dönüş çilesinden ve metro turizmin bize yaşattıklarından bahsetmeyeceğim. Fakat şunu söyleyeyim 17:30 otobüsüne bindik eve girdiğimizde Galatasaray - Fener maçının 115'inci dakikası oynanıyordu yani 3 saatlik yolu 5,5 saatte geldik. gecenin sonunda balkonumuza astığımız aslanlı büyük cimbom bayrağı bütün yorğunluklarımız aldı götürdü. Unutmadan daha heyecan verici ve mutlu edici bir şey daha yaşadık Faik üç gün sonra tekrar büyük tuvaletini yapabildi bütün gün karın ağrısından kıvrana çocuğumun kahkahalarını duyabilmek bir kupa almak kadar önemliydi. Artık çok güzel kahkahalar atıyor her ne kadar her kahkahadan sonra hıçkırık tutsada benim çok hoşuma gidiyor.
| Abisinin Bornozuydu. Bir denizli seyahatinde aldığım. |
| Burak Hiç Arkadaşsız Kalırmı Özel istek üzerine çağırıyorlar. |
| Benim çocuğum koltukta bile oturoyor. |

